Türkiye Ekonomisinde Son 1 Yıl: Kapanan Şirketler, Enflasyon Gerçekleri ve Borç Krizi

Türkiye ekonomisi son yıllarda yüksek enflasyon, artan faiz oranları ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Özellikle küçük işletmeler, esnaf ve borçlu vatandaşlar bu süreçten en çok etkilenen kesimler arasında yer alıyor.
Son bir yılın verileri incelendiğinde şirket kapanışlarında artış, konkordato başvurularında rekor seviyeler ve borç yükünde ciddi büyüme dikkat çekiyor.
Peki Türkiye’de son bir yılda ekonomi gerçekten ne durumda? Küçük esnaf neden zorlanıyor ve borç krizi neden büyüyor?
Türkiye’de Son 1 Yılda Kaç Şirket Kapandı?
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre 2025 yılında:
- 113.779 yeni şirket kuruldu
- 33.270 şirket faaliyetini sonlandırdı ()
Bu rakamlar 2024 yılına göre kapanan şirket sayısında %5,9 artış olduğunu gösteriyor. ()
Yani her yıl on binlerce şirket kapanırken yeni şirketler kurulsa da ekonomik baskının özellikle küçük işletmeler üzerinde arttığı görülüyor.
Örneğin 2025 yılının ilk aylarında şirket kapanışları bir önceki yıla göre %12 artış gösterdi. ()
Küçük Esnaf Neden Zor Durumda?
Ekonomide en kırılgan kesim genellikle küçük esnaf ve KOBİ’ler oluyor.
2025 yılında yalnızca yılın ilk aylarında:
- 49.097 küçük işletme faaliyetlerini durdurdu. ()
Bu yaklaşık olarak:
- günde ortalama 300’den fazla işletmenin kapanması anlamına geliyor. ()
Küçük esnafın zorlanmasının başlıca nedenleri:
Artan kira maliyetleri
Birçok işletme özellikle büyük şehirlerde kira artışları nedeniyle faaliyetlerini sürdüremiyor.
Enerji ve üretim maliyetleri
Elektrik, doğalgaz ve hammadde fiyatları küçük işletmeler için ciddi maliyet baskısı oluşturuyor.
Finansmana erişim sorunu
Yüksek faiz ortamında kredi bulmak zorlaşıyor.
Konkordato ve İflas Başvurularında Rekor Artış
Ekonomideki sıkışmanın en önemli göstergelerinden biri konkordato başvuruları.
2025 yılında konkordato başvuruları:
- %72 artış gösterdi
- 2.326 şirket geçici mühlet aldı. ()
Aynı dönemde mahkemeler:
- 247 şirket için iflas kararı verdi ve bu rakam son yılların en yüksek seviyelerinden biri oldu. ()
Konkordato başvurularının artması genellikle şu anlama gelir:
- şirketler borçlarını ödeyemiyor
- nakit akışı bozuluyor
- bankalar kredi vermekte zorlanıyor
Türkiye’de En Çok Zorlanan Sektörler
Son veriler bazı sektörlerin ekonomik baskıdan daha fazla etkilendiğini gösteriyor.
En çok konkordato başvurusu yapılan sektörler:
1️⃣ tekstil ve hazır giyim
2️⃣ inşaat
3️⃣ metal ve sanayi üretimi ()
Özellikle tekstil sektöründe Avrupa talebinin düşmesi ve kur baskısı ihracatçıları zor durumda bırakıyor.
Enflasyon Gerçekleri
Türkiye son yıllarda dünyanın en yüksek enflasyon oranlarından biriyle mücadele etti.
2022 yılında enflasyon %85 seviyesine kadar çıktı. ()
2025 yılı sonunda ise enflasyon yaklaşık:
- %31 civarına geriledi. ()
Ancak birçok ekonomist şu noktaya dikkat çekiyor:
Nominal enflasyon düşse bile:
- kira
- gıda
- enerji
- hizmet fiyatları
yüksek kalmaya devam edebiliyor.
Bu durum halk arasında “hissedilen enflasyon” tartışmasını ortaya çıkarıyor.
Doların Baskılanması Tartışması
Türkiye ekonomisinde sık sık tartışılan konulardan biri de döviz kuru politikası.
Bazı ekonomistlere göre:
- yüksek faiz politikası
- Merkez Bankası müdahaleleri
- rezerv kullanımı
gibi araçlarla kur artışı kontrol altında tutulmaya çalışılıyor.
Ancak kurun enflasyon kadar artmaması bazı sektörlerde rekabet sorunlarına yol açabiliyor.
Özellikle ihracatçı sektörler şu sorunları dile getiriyor:
- maliyetler TL bazında hızla artıyor
- kur artışı aynı hızda gerçekleşmiyor
Bu durum ihracat kâr marjlarını düşürebiliyor.
Türkiye’de Borç Krizi
Ekonomide dikkat çeken bir diğer konu ise bireysel borçların artması.
Son yıllarda:
- kredi kartı borçları
- tüketici kredileri
- icra dosyaları
hızla yükseldi.
Bazı analizlere göre Türkiye’de her üç kişiden biri icra dosyalarıyla karşı karşıya. ()
Borç yükünün artmasının nedenleri:
- yüksek enflasyon
- gelir artışının yavaş kalması
- kredi kartı kullanımının artması
Ekonominin Genel Görünümü
Türkiye ekonomisi büyük ve dinamik bir yapıya sahip olsa da son yıllarda bazı zorluklarla karşı karşıya.
Özellikle şu alanlar dikkat çekiyor:
- yüksek finansman maliyetleri
- enflasyon baskısı
- küçük işletmelerin zorlanması
- borç yükünün artması
Ancak bazı ekonomistler şu noktaya da dikkat çekiyor:
Türkiye genç nüfusu, üretim kapasitesi ve stratejik konumu nedeniyle uzun vadede önemli büyüme potansiyeline sahip.
Sonuç
Son bir yılın verileri Türkiye ekonomisinin önemli bir geçiş sürecinden geçtiğini gösteriyor.
Özellikle şu gelişmeler dikkat çekiyor:
- kapanan şirket sayısında artış
- konkordato başvurularında rekor
- küçük esnafın zorlanması
- borç yükünün büyümesi
Önümüzdeki yıllarda ekonomi politikaları, enflasyonla mücadele ve finansmana erişim gibi faktörler Türkiye ekonomisinin yönünü belirleyen en kritik başlıklar olmaya devam edecek.


Yorum yazabilmek için oturum açmalısınız.